Orta Doğu ülkelerinin bağımsızlığını ve ekonomik kalkınmasını desteklemek için ekonomik yardım programları uygulamak.
Doktrin kapsamında Türkiye, Sovyet yanlısı bir yönetimin kurulmasından endişe edilen Suriye sınırına askeri yığınak yapmış, bu durum iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiştir.
Eisenhower Doktrini, ABD’nin Orta Doğu'daki askeri varlığını kalıcı hale getirmiş ve bölgeyi Soğuk Savaş’ın ana cephelerinden biri yapmıştır. 1958 Lübnan Krizi sırasında ABD’nin bölgeye asker çıkarması, bu doktrinin ilk büyük uygulaması olarak tarihe geçmiştir. eisenhower doktrini
Türkiye, bölgedeki Batı yanlısı savunma hattını güçlendirmek için bu doktrini bir fırsat olarak görmüştür. Bölgesel Tepkiler ve Sonuçları
Doktrin, Orta Doğu coğrafyasında keskin bir kutuplaşmaya yol açmıştır: Türkiye, Irak (1958 darbesine kadar), Lübnan, Libya ve
1954'te kurulan İncirlik Üssü , bu dönemde ABD'nin bölgedeki operasyonel gücü için hayati bir önem kazanmıştır.
Türkiye, Irak (1958 darbesine kadar), Lübnan, Libya ve Suudi Arabistan gibi muhafazakar veya Batı yanlısı rejimler doktrini olumlu karşıladı. Irak (1958 darbesine kadar)
Mısır ve Suriye, doktrini "yeni bir sömürgecilik" (emperyalizm) aracı olarak nitelendirdi ve Arap milliyetçiliği ekseninde reddetti.
Bölge ülkelerinin savunma kapasitesini artırmak için askeri yardımlar yapmak.
Türkiye, doktrini en hızlı ve açık şekilde destekleyen ülkelerden biri olmuştur. Demokrat Parti iktidarı döneminde, Türkiye’nin ABD ile ilişkileri stratejik bir zirveye ulaşmıştır.